İçeriğe atla
Vegan Kozmetik Alırken Yapılan En Büyük Hatalar

Vegan Kozmetik Alırken Yapılan En Büyük Hatalar

Hepimiz daha bilinçli seçimler yapmak istiyoruz. Raflar arasında gezerken üzerinde yeşil yaprak logoları olan ürünleri görünce içimiz rahatlıyor. Hayvanlara zarar vermemek harika bir duygu.

Ancak sadece bu logoya güvenmek cildiniz için her zaman en iyi sonucu vermeyebilir. Bazen iyi niyetle yaptığımız seçimler cildimizin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz.

Bu yazıda vegan kozmetik alışverişinde en sık düştüğümüz hataları konuşacağız. Bilimin bize öğrettiği gerçekleri en basit haliyle inceleyeceğiz.

Eğer vegan cilt bakım ürünleri dünyasına yeni başlıyorsanız vegan cilt bakım rehberi içeriğimize göz atabilirsiniz.

Sadece "Vegan" Yazısına Bakıp İçeriği Kontrol Etmeme

Bir ürünün vegan olması onun içindeki her maddenin cildinize iyi geleceği anlamına gelmez. Patates kızartması da vegandır ama her gün yerseniz sağlığınız bozulabilir.

Kozmetik dünyasında da durum böyledir. İçerik listesini okumadan sadece etikete güvenmek cildinizi yorabilir.

Gliserin Örneği: Temizlik Farkı

Nemlendiricilerde sıkça gliserin kullanılır. Bu madde suyu tutar. Hayvansal yağlardan elde edilen gliserin ile bitkisel yağlardan elde edilen gliserin kağıt üzerinde benzer görünür.

Ancak bitkisel gliserin genellikle daha saf bir yapıdadır. İçinde istenmeyen kalıntılar barındırmaz. Bu da hassas bir cildiniz varsa sizin için daha güvenli bir seçenek demektir.

Renklendiriciler: Böcekler mi, Bitkiler mi?

Makyaj malzemelerinde kırmızı rengi elde etmek için bazen ezilmiş böcekler kullanılır. Buna Karmin denir. Etikette CI 75470 koduyla görebilirsiniz.

Bilimsel araştırmalar bu böcek kaynaklı boyanın ciltte kaşıntı ve kızarıklık yapma riskinin yüksek olduğunu gösteriyor. Oysa bitkisel kaynaklı demir oksitler hem vegandır hem de cildinizi alerji riskine karşı korur.

Cruelty-Free ve Vegan Kozmetik Ürünlerini Aynı Sanma

Bu iki kavram sıkça karıştırılır. Cruelty-free demek ürünün hayvanlar üzerinde test edilmediği anlamına gelir. Yani tavşanlara zarar verilmemiştir.

Ancak bir ürün hayvanlarda test edilmemiş olsa bile içinde hayvansal maddeler olabilir. Örneğin süt, bal veya hayvansal yağlar içerebilir. Yani her cruelty-free ürün vegan değildir.

Squalane Yağı: Zeytin mi, Köpekbalığı mı?

Burada hem etik hem de kalite farkı devreye girer. Squalane adı verilen madde cildin kendi yağına çok benzer ve harika bir nemlendiricidir.

Eskiden bu madde köpekbalığı karaciğerinden alınırdı. Bu hem üzücü hem de verimsizdi. Çünkü köpekbalığından alınan bu yağ hava ile temas edince çabuk bozulur. Tıpkı dışarıda kalan meyvenin çürümesi gibidir.

Zeytinden veya şeker kamışından elde edilen vegan squalane ise çok daha dayanıklıdır. Bozulmaz ve cildinizin yağ dengesini gözenekleri tıkamadan düzenler.

Cilt Tipini Yok Sayarak Vegan Ürün Alma

Bir ürünün vegan olması onun sizin cildinize uygun olduğu anlamına gelmez. Kuru ciltli birinin kullandığı harika bir vegan krem yağlı cilde sahip birinde sivilce yapabilir.

Vegan ürün seçerken de önceliğiniz kendi cilt tipiniz olmalıdır. Kuru, yağlı veya karma bir cilde sahip olmanız seçeceğiniz içeriği değiştirir.

Bu konuda daha fazla detayı şu yazımızda bulabilirsiniz: Cilt Tipine Göre Vegan Rutin Nasıl Oluşturulur?.

"Doğal ve Bitkisel" Olanı Daha Güçlü Sanma

Doğal olan her şey her zaman en güçlüsü demek değildir. Bazen laboratuvarda geliştirilen veya bitkilerden özel yöntemlerle ayrıştırılan maddeler çok daha etkilidir.

Birçok kişi hayvansal içeriklerin daha güçlü onarıcı olduğunu düşünür. Bilim bunun tam tersini söylüyor.

Duvar Ustaları: Fitoseramidler

Cildimizin dış yüzeyi tıpkı bir tuğla duvar gibidir. Seramidler bu tuğlaları bir arada tutan harçtır. Bazıları hayvansal seramidlerin daha iyi yapıştırdığını sanır.

Ancak araştırmalar bitkisel kaynaklı fitoseramidlerin de aynı işi mükemmel yaptığını kanıtlamıştır. Cildin koruyucu duvarını onarır ve suyun dışarı kaçmasını engellerler.

Saç ve Cilt Proteini: Küçük Parçalar Daha İyidir

Saç bakımı için genellikle keratin önerilir. Hayvansal keratin büyük moleküllüdür. Yani büyük parçalardan oluşur.

Mısır veya buğdaydan elde edilen hidrolize proteinler ise daha küçük parçalara bölünmüştür. Bu küçük parçalar saç teline veya cilde çok daha derinlemesine işler. Yani bitkisel proteinler aslında daha etkili bir onarım sunabilir.

Bu ürünlerin etkileri hakkında şüpheleriniz varsa şu yazımızı okuyabilirsiniz: Vegan Cilt Bakım Ürünleri Gerçekten Etkili mi?.

Tek Üründen Mucize Bekleme

Vegan bir seruma geçiş yaptığınızda bir gecede tüm lekelerin silinmesini beklemek hayal kırıklığı yaratabilir. Cilt bakımı bir maraton koşusudur.

Düzenli kullanım ve sabır en önemli anahtardır. Cildinizin yenilenmesi için ona zaman tanımanız gerekir.

Sosyal Medya Önerilerini Filtrelemeden Satın Alma

Ekranlarda gördüğümüz pürüzsüz ciltlerin arkasında bazen filtreler veya stüdyo ışıkları olabilir. Bir fenomene iyi gelen ürün size iyi gelmeyebilir.

Satın alma kararınızı verirken popülerliğe değil içeriğe ve bilime odaklanmalısınız. Cildinizi en iyi siz tanırsınız.

Vegan Kozmetik Ürünleri için Mini Kontrol Listesi

Alışveriş sepetinizi onaylamadan önce kendinize şu üç soruyu sorun:

  • Bu ürünü gerçekten ihtiyacım olduğu için mi alıyorum?
  • Cilt tipime uygun mu?
  • İçeriğindeki maddeler cildime ne vadediyor?

Bilinçli bir tüketici olmak hem doğayı hem de cildinizi korumanın ilk adımıdır. Lucille Cosmetic olarak biz her zaman şeffaflıktan yanayız.

Önceki yazı Sonraki Gönderi